Sonsuzluğun Sonu Çocuk

Sonu güzel biten bi masal yazmak istersen başlığına sadece Ç O C U K yazmak yeterli. Sadece beş harf geri kalan yirmi dört harfi nasıl da anlamsız bırakıyor bazen. Beş harfin taşıdığı masumiyeti, başka hangi sözcük taşıyabilirdi ki? Hangi sözcüğü okurken insanın içi huzur bulur ya da hangi romanda gizli bu sözcükteki gizli duygular, gizli anılar?

Her “ç o c u k” deyişimde; yaşanılması, yeni anılar biriktirmem gerektiği aklıma gelir, ve gidilecek daha çok yolumun olduğunu hatırlarım.

Sizlere hissettiklerimi daha iyi anlatmak için daha çok kitap okumak isterdim demiştim önceki izlenimimde. Ama bugün anladım ki “daha çok kitap okumaya gerek yokmuş daha çok çocuk görmeye gerek varmış”. Sayfalar dolusu sözcüklere gerek kalmadan da tek kelimeyle anlatabiliyormuş insan kendini. Her çocuğun yüzünde okuyabileceğim yüzlerce kitap olduğunu anladım bu projemde.

Matematik etkinliğine girdim, çocuklara şöyle bir soru sordum:
“0, 1, .., 9, yani 10 rakam yerine sonsuz tane rakam olsaydı matematik nasıl olurdu?
Ya da sonsuz notalı bir piyano düşünün oradan bir müzik çıkartmak mümkün mü?”
Size de soruyorum sonsuz notaları olan bir piyanoda müzik çalabilir miydik?

Çocukların cevabı bana ışık oldu. “Hayır sonsuz tane rakam, ya da sonsuz tane nota olsa onları bir araya getirip bir şey yapamazdık” dediler.
“Haklısınız” dedim, “sonsuz mutluluğa, sonsuz başarıya ulaşmak için bir şeylerin sonsuz olmasına gerek yok”. Örneğin elinizde sonsuz sayıda kitap olmasa bile bizim getirdiğimiz kitapların da sizleri ulaşmayı istediğiniz doğrultuya yönlendireceğini ve her şeyi yapabileceklerini, motivasyonun çok ama çok kıymetli olduğunu söyledim onlara. Ellerindeki kısıtlı imkanlara rağmen çalıştıklarında başarabileceklerini belirttim. Bunları anlatmaya çalışırken anladım, sonsuzluğun sonsuzluktan gelmediğini…

Hepimiz düşünüyoruz “daha iyi bir gelecek, daha iyi bir hayat, daha iyi bir vatan.” Çoğumuz vazgeçiyoruz kolayca, olmaz biz yapamayız diyoruz. Çünkü hepimiz sonsuz sayıda bir şeyler istiyoruz. Kimimiz para, kimimiz kitap vb.

Aslında bunların hepsini bir kenara bırakıp güzel çocukların yüzündeki kitapları okusak anlarız bunların hiç birine ihtiyacımız olmadığını. Tek ihtiyacımızın gelecek için tıpkı bir meşale gibi yanıp tutuşan bu çocuklar olduğunu anlarız.

Ne kadar para ile alınabilir, o heyecan, o sevgi, o akıl?
Ya da hangi kitapta var o güzel çocuklardaki ışık ?

Umut etmeyi hayal kurmayı bırakıp gerçek hayata dönmeliyiz.
Gerçek hayat bu çocuklar ve bizi sonsuz başarıya götürecek olan da yine bu çocuklar,
Bu güzel ilk yar’larımız…

Dalga mı geçiyorsun düşler mi kuruyorsun
Öyle sonsuz sınırsız düşler kur ki çocuğum
Düşlerini som somut görüp şaşsınlar
Böyle bir dalgacı daha dünyaya gelmedi desinler

Dünyada yapılmamış işler çoktur çocuğum
Derlerse ki bu işler bişeye yaramaz
De ki bütün işe yarayanlar
İşe yaramaz sanılanlardan çıkar

Ve ben ömrümün sonuna kadar bu çocuklar ulaşmak için uğraşacağıma, gidilmemiş tek bir okul, yüreğine dokunulmamış tek çocuk kalana dek İlkyara gönüllü olacağıma söz veriyorum.

Ferdi KASIM
Mersin Üniversitesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir